Türkiye'nin en yetenekli gitaristlerinden biriydi Yavuz Çetin. Gitarını çalarken bu dünyadan uzaklaşır, hayranları ise dünya standartlarında bir gitaristi,bir virtüözü dinlemenin keyfini çıkarırlardı. 17 yaşında başladığı profesyonel müzik serüvenine ve yaşamına, 31 yaşında iken kendi isteğiyle son verdi. 2 albüm, sayısız konser ve stüdyo performansı, en önemlisi de Yavuzcan adını verdiği oğlunu bıraktı geride.
1970 yılında Samsun'da doğan Yavuz Çetin, 10 yaşındayken cura ve bağlama çalmaya başladı. Günün birinde dinlediği elektro gitarın sesine hayran kaldı ve 1985 yılında akustik gitarla başladığı çalışmalarına daha sonra elektro gitarla devam etti. O günden sonra elinden bırakmayacağı gitarı, kısa süreliğine de olsa, kendisini hayata bağlayacaktı. İstanbul'a geldikten sonra müzik çalışmalarına hız veren Yavuz Çetin, birçok grupta gitarist ve solist olarak bulundu; bu grupların içinde Blue Blues Band'in yeri ayrıdır. Batuhan Mutlugil, Kerim Çaplı ve Sunay Özgür'le birlikte kurdukları grup, 70'li yılların Rock ve Blues parçalarını yeniden düzenleyerek sahneye taşıdı. Daha sonra Fuat Güner'le tanışarak, stüdyo müzisyenliğine adım attı ve birçok sanatçının albüm kayıtlarına eşlik etti. Göksel'in ''Sabır'' şarkısında kullandığı ''Talkbox'' performansı ile Türkiye'de bir ilke imza attı. MFÖ ile turnelere de katılan Yavuz, gitardaki üstün yeteneği sayesinde aranan bir isim olmayı başarmıştı.
Artık sıra kendi albümüne gelmişti ve 1997 yılında bu isteğini gerçekleştirdi. ''İlk'' isimli albümü, Yavuz Çetin'in gitardaki üstün performansının yanında, yazdığı şarkı sözleri açısından da önemlidir. Duygusallığını ve samimiyetini, şarkı sözlerine ve sololarına başarıyla yansıtan Yavuz, kısıtlı tanıtım çalışmaları nedeniyle geniş kitlelere ulaşamadı. Ancak ''Dünya'' isimli enstrümantal parçası, Sinan Çetin'in yönettiği ''Propaganda'' filminde kullanıldı ve filme önemli katkı sağladı.
2000 yılında ikinci albümünün hazırlıklarına başlayan Yavuz Çetin, ruhsal açıdan sıkıntılı bir döneme girmişti. Psikolojik tedavi görmeye başlasa da ruhundaki depremlere engel olamıyordu. Yeni albümü için yazdığı şarkı sözlerinde de bu depresif tarafı kendini belli edecek ve albümüne ''Satılık'' ismini verecekti. Hayatı boyunca duygularıyla yaşayan bir insan olarak, maddiyata dayalı düzene başkaldırıyordu. Bir süre sonra, artan bunalımları nedeniyle hastaneye kaldırılan Yavuz Çetin'e, ''yoğun depresyon'' teşhisi konuldu. 10 gün süren tedavinin ardından taburcu edildi ve ''en iyi ilaç müzik'' diyerek, albümünü tamamlamak için stüdyoya kapandı. Ne var ki, 15 Ağustos 2001 tarihinde, yaşamaktan ve bu dünyadan vazgeçti. ''Kimse Bilemez'' şarkısında, ''Güzel olan her şey neden çabuk biter?..''diyordu Yavuz Çetin. Maalesef, bu sefer de öyle oldu ve bu dünyanın yaşamaya değmeyeceğine karar vererek, aramızdan çok erken ayrıldı.
Ölümü, daha fazla tanınmasına ve medyada geniş şekilde yer bulmasına neden oldu. Gazeteler, ''Cennet bir virtüöz daha kazandı'' ve ''Dertli gitar sustu'' gibi manşetler attı. Yaşarken Yavuz Çetin'i ve eserlerini görmezden gelen medya, onu ölümünden sonra keşfetmiş, ancak çok geç kalmıştı.
Kasım 2001' de piyasaya çıkan albümündeki ''Yaşamak İstemem'' isimli şarkı, Yavuz Çetin'in neden intiharı seçtiğini anlatıyor ve insanı makineleştirmeye çalışan iğrenç düzeni kıyasıya eleştiriyordu: ''Bana öğretilen her şey/ Bana önerilen her şey/ Bana dayatılan yaşantı/ İşe yaramaz bir çöplük/ Yarattığınız sistemler/ Kullandığınız yöntemler/ Yaşamak istemem artık aranızda/ Belki de terslik bende/Yapamadım bu düzende/ Kaçacak delik arar oldum/ Sürüngenler şehrinde/ Eğitilmiş köpekler/ Doymak bilmez maymunlar/ Yaşamak istemem artık aranızda/ Benden, bir ruhsuz yaratmayı nasıl başardınız/ Benden, bir hissiz yaratmayı nasıl başardınız/ Benden, bir uyumsuz yaratmayı nasıl başardınız/ Benden, sizden biri yaratmayı nasıl başardınız/ Yaşamak istemem artık aranızda''.....
Müziğin, muhalif ve uyumsuz çocuğu Yavuz Çetin, ayakta kalabilmek için çok çabalamış ancak, bu dünyaya ait olmadığına karar vermişti. Göçmen bir kuştu; zamansız göçüp giden; beyaz kanatlarıyla karanlığı terk eden.......
Ziyaretçi
06 Şubat, 2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder